Trizomi nedir?
İnsan,
hücrelerinde 46 kromozom içeren bir canlıdır. Yanda bir hücre resmi
görülmektedir.Hücreler çekirdeklerinde (resimde mor olarak görünen kısım)
kromozom adı verilen genetik yapıyı taşırlar.
Kromozomlar, hem insan ırkına ait, hem de bulunduğu canlının bireysel
özelliklerine ait bilgileri şifrelenmiş olarak depolayan DNA yapılı
moleküllerdir. Bu DNA molekülleri de vücudun işleyişiyle ilgili bir maddenin
(enzimler ya da çeşitli proteinler gibi) üretimine ait bilgiler içeren
farklı genleri taşır. Yani bir insanın genetik bilgisi kromozomların
yapısında bulunan DNA moleküllerinin (yanda bir DNA molekülü görülmektedir)
içinde yer alan genlerde bulunmaktadır. Bu genler DNA'nın altbirimleridir.
DNA molekülü hücre içinde en az yer kaplayacak şekilde iki anazincirin kendi
etrafında kıvrımlar yapması şeklinde bulunur (çift sarmal yapı). Genetik bir
bilgi gerektiğinde DNA'nın ilgili bölgesi açılır ve genetik bilgi alındıktan
sonra tekrar DNA eski haline döner.
Bu 46 kromozomun yarısı anneden yarısı da babadan gelir. Trizomi, normalde
anneden bir, babadan da bir olmak üzere iki adet gelen belli bir kromozom
bilgisinin hücrelerde üçüncü kez yer almasıdır (Trizomi = üç adet kromozom).
Bu fazladan kromozom, yani DNA bilgisi hücresel seviyede çeşitli genlerin
iki kez değil üç kez ifade bulmasına (overexpression) ve böylece çeşitli
maddelerin üretiminde anormallikler oluşmasına neden olur. Bu hücresel
düzeydeki anormallikler bebeğin vücuduna yansıdığında karşımıza sendrom adı
verilen belirtiler topluluğu çıkar.
Trizomi sendromlarının her birinin kendine özgü özellikleri olmakla beraber
ortak olan özellikleri de vardır. Bunlar arasında en önemlileri zeka
geriliği ve kalp ve sindirim sistemi anomalileri gibi hayatı tehdit eden
anomalilerdir. Ortak diğer bir özellik de trizomik bebeklerde düşük, erken
doğum, ölü doğum ve erken yeni doğan ölümü riskinin artmış olmasıdır.
Trizomi 18 ölü doğum ve yeni doğan ölümlerinin %2'sinden, trizomi 13 ise
200'de birinden sorumludur.
Bir bebekte trizomi gelişimi için anne adayının yaşı ciddi bir risk
faktörüdür ve yaş ilerledikçe trizomili bebek doğurma riski artar.
Trizomiler vücudun cinsiyet kromozomları hariç tüm kromozomlarında
görülebilir. Şu ana dek birinci kromozom dışında tüm kromozomların
trizomilerine ait doğumlar bilimsel verilerde kayıtlı olarak bulunmaktadır.
Neden trizomi olur?
Hücreler çok farklı süreçlerin etkisiyle "trizomik" hale gelebilirler.
Bunlardan en önemlisi oositin (yumurta hücresi) mayoz bölünmesi (döllenmeye
hazır hale getirilmesi) sırasında kromozom sayısının bölünme sonucunda
oluşan iki hücreye eşit dağıtılmamasıdır. Nondisjunction (ayrılmama) adı
verilen bu olay sonucunda hücrelerin ana hücreden bölünme sonrası kromozom
sayıları farklı olur. Bölünme sonrasında ana hücreden oluşan "yavru"
hücrenin birinde 21, 18 ya da 13. kromozomu (ya da ender olarak diğer
kromozomları) eksik, diğerinde de fazla olur. Yani bir hücre 21, 18 ya da
13. kromozomdan yoksun olurken, diğer hücrede ilgili kromozom iki kez
bulunur (nondisjunction sonucu). Trizomi süreci bundan sonra başlar: Sperm
hücresi bu trizomik yapıya ait hücreyi döllerse ilgili kromozoma ait trizomi
taşıyacak bebeğin temeli atılmış olur.
Nondisjunction (ayrılmama) olayı anne yaşıyla birlikte artış gösterir. Bunun
nedeni muhtemelen oositin (yumurta hücresinin) yaşlanmasıdır. Nondisjunction
en sık 21. kromozomda meydana gelmekle beraber 18. kromozomda, 13. kromozom
da ya da çok ender olarak diğer kromozomlarda meydana gelir. Her bir
nondisjunction hücrelerde fazladan bir kromozom bilgisi demektir ve her bir
fazla kromozom kendine özgü belirtiler ortaya çıkarır.
Trizomi aslında sıklıkla düşükle sonuçlanır. Bu "doğal seleksiyon" adı
verilen ve doğanın canlı hayatının "kalitesini" sürdürmesinde etkili olan
bir süreçtir. Düşük, erken gebelik döneminde olabileceği gibi 20. haftaya
kadar gecikebilir, ya da erken doğum ortaya çıkabilir. Bir kısım olgular ise
doğuma kadar yaşamaya devam eder ve Down sendromlu ya da diğer trizomilere
ait bulgular taşıyan bebekler olarak dünyaya gelirler.
Trizomi yalnızca nondisjunction sonucu meydana gelmez. Diğer bir yol da anne
ya da babanın dengeli translokasyon adı verilen genetik yapıya sahip
olmalarıdır.
Dengeli translokasyon nedir?
Dengeli translokasyon bireyin kromozomlarından birinin yerinden kalkıp başka
bir kromozoma transloke olması ("göç etmesi ve eklenmesi") durumudur. Örnek
olarak 18. kromozomun bir tanesinin yerini terk edip tümüyle 14 numaralı
kromozomun bir tanesine eklenmesi verilebilir. Böyle bir birey dış görünüş
olarak tümüyle normaldir, çünkü kromozom bilgisi eksik ya da fazla değildir.
Ancak bu bireyin kromozom haritası çıkarıldığında bireyin 45 kromozom
taşıdığı ve 14 numaralı kromozomunda bir eklentisi olduğu (18 numaralı
kromozom) görülür.
Böyle bir birey çocuk sahibi olduğunda bebeğe fazladan 18 numaralı kromozom
içeren 14 numaralı kromozomunu verirse bebeğin kromozom sayısı normal
olmasına karşın 18 numaralı kromozom bilgisini üç kez taşıması nedeniyle
Edwards sendromu bulguları ortaya çıkar. Birey bebeğine anormal 14 numaralı
kromozomunu geçirir ancak 18 numaralı kromozomunu vermezse bebek dengeli
translokasyon taşıyıcılığını annesinden ya da babasından almış olur ve
Edwards sendromu belirtileri göstermeden "taşıyıcı" olarak hayatını devam
ettirir. Bebeğe normal olan 14 numaralı kromozom ve normal 18 numaralı
kromozom geçerse bebek tümüyle normal doğar.
Mozaik durum
Mozaik durumda trizomi döllenme sonrasında meydana geldiğinden hücrelerin
bir kısmı trizomik yapıda, bir kısmı normal yapıda olur. Belli bir organ
sisteminde normal hücreler ile trizomik hücrelerin birbirine olan oranı o
organ sistemin gelişiminin bozulma derecesini belirler. Örneğin mozaik bir
trizomi olgusunda beyin hücrelerinde normal hücre sayısı fazla olduğundan
gelişme geriliği de daha hafif olabilir.
En sık görülen Trizomi türleri
İnsanlarda en sık görülen trizomi türü 21. kromozoma ait trizomi ve buna
bağlı ortaya çıkan Down sendromudur (Trizomi 21). Diğer sık görülen
trizomiler ise 18. kromozoma ait trizomi ve buna bağlı ortaya çıkan Edwards
sendromu ve 13. kromozoma ait trizomi ve buna bağlı orata çıkan Patau
sendromudur.
Trizomi 21
Down sendromu olarak bilinen bu sendromun ayrıntılarını ilgili bölümde
bulabilirsiniz.
Trizomi 18 (Edwards sendromu)
Trizomi 18 yaklaşık 6000 canlı doğumda bir görülen bir anomalidir. Doğan
bebeklerin çoğunun ilk bakışta en dikkati çeken özellikleri normal doğum
kilolarından belirgin bir şekilde daha düşük kilolu olmaları, mikrosefali
(kafanın ufak olması), mikrognati (çenenin ufak olması), kulaklarda yapısal
anomaliler ve kulakların normalden daha aşağı konumda yer almaları gibi
özelliklerdir.
Yapılan ayrıntılı incelemelerde bu bebeklerin %90'ından fazlasında kalp
anomalileri (en sık VSD) ve yine önemli bir kısmında böbrek ve sindirim
sistemi anomalileri bulunduğu saptanır. Yine kriptorşidi (inmemiş testis),
sendromu taşıyan erkek bebeklerde sıklıkla gözlenen diğer bir durumdur.
Trizomi 18 oldukça ağır bir anomali türüdür ve ne yazık ki bebeklerin %30'u
doğumdan sonraki ilk ayda, %90'ı ilk yılda çeşitli nedenlerle (kalp
yetmezliği gibi) kaybedilir. Hayati anomaliler için yapılan başarılı
operasyonlarla (kalp ameliyatı, sindirim sistemi ameliyatları gibi) yaşam
süresini belli bir süre uzatmak mümkün olabilmekte, ancak zeka ve motor
gelişme geriliği için etkin bir tedavi yapılamamaktadır.
Doğum öncesi tanı mümkün müdür?
Trizomi 18'in kesin tanısı yine Down sendromunda olduğu gibi amniyosentez,
krodosentez, ya da koryon villüs biyopsisi ile elde edilen fetusa ait
hücrelere yapılan sitogenetik inceleme ile konur. Çıkarılan kromozom
haritasında 18 numaralı kromozom materyalinin üç kez görülmesiyle tanı
kesinleşir.
Doğum öncesinde trizomi 18'den şüphelenilmesini sağlıyan çeşitli bulgular
arasında en önemlileri bebeğin gebeliğin erken dönemlerinden itibaren
belirgin bir şekilde gelişme geriliği göstermesi ve beraberinde
polihidramnios (amniyos sıvısının fazla olması) görülmesidir. Bu bulgular
çoğu trizomi 18 bebeğinde vardır ve sitogenetik analiz yapılması
gerektiğinin bir işareti olarak kabul edilirler. Diğer bulgular arasında
omfalosel (bebeğin barsaklarının karın duvarındaki bir açıklıktan dışarı
"dökülmesi"), el ve ayak anomalileri (elde tipik görüntü: yumruk sıkılmış,
işaret parmağı bükülmüş; ayakta clubfoot adı verilen şekil bozukluğu),
hidrops (kalp yetmezliğine bağlı olarak bebeğin tüm vücudunun şişmesi)
sayılabilir. Rutin ultrasonografide koryoid pleksus kisti saptanması trizomi
18 düşündürebilecek diğer bir durum olmasına karşın, bu bulgu dışında bir
patoloji saptanmadığında amniyosentez gerekmeyebilir.
Doğum öncesi tanısı konmamış Trizomi 18'in yarattığı önemli bir problem, bu
bebeklerin gelişme geriliği ve diğer nedenlerle çok kolay bir şekilde fetal
distrese girebilmeleri ve bu nedenle acil şartlarda bebeği yeterli inceleme
imkanı olmadan sezeryana alınmalarıdır. Bu durumlarda bebek sıklıkla kısa
bir süre sonra kaybedildiğinden anne adayı acil ve "apar topar" yapılan bir
ameliyatın risklerine maruz kalmaktadır.
Trizomi 18 risk tahmini son zamanlarda üçlü test raporlarında da yer almakla
birlikte üçlütestin şu an için bu sendromu taramada o kadar da etkili
olmadığını söylemek gerekir.
Trizomi 13 (Patau sendromu)
Trizomi 13 yaklaşık 5000 canlı doğumda bir görülen bir anomali türüdür. Bu
bebeklerde en belirgin anomaliler beyine ve yüze ait olanlardır. Diğer tüm
trizomilerde olduğu gibi Trizomi 13'de de kalp, sindirim sistemi ve diğer
sistemlere ait anomaliler daha yüksek oranda bulunur. Tüm trizomilerde
olduğu gibi kriptorşidi (inmemiş testis) daha sık gözlenir. Mental
retardasyon (zeka geriliği) sık gözlenir. Polidaktili %50 bebekte gözlenir
(parmak sayısının fazla olması).
Tüm olgular olmasa bile olguların önemli bir kısmında ultrasonda görülen
anomaliler Trizomi 13 düşündürerek sitogenetik analiz için (amniyosentez
gibi) yol gösterici olabilir. Bu açıdan en önemli bulguyu beyin verir:
Beyinde holoprosensefali (bu, beynin orta hat yapılarının gelişmemiş
olmasıyla belirli bir anomali türüdür) bulguları iyi çözünürlüklü bir
ultrasonda 12. haftadan itibaren saptanabilmektedir.
Beyinde anormalliklerle beraber kafada ve yüzde de anomali görülmesi ("orta
hat" anomalileri) Trizomi 13 şüphesini daha da artırır. Bunlar arasında en
önemlileri dudak-damak yarıkları, mikrognati (çenenin ufak olması), kulak
anomalileridir.
Trizomi 13 oldukça ağır bir anomali türüdür ve mozaik durum (hücrelerin bir
kısmının normal yapıda olması) hariç, doğan bebeklerin %95'i ilk yılda
kaybedilir.