Tüp bebek ve mikroenjeksiyon tedavilerindeki son gelişmeler bebek arzusu
içinde olan bir çok aileye mutlu sonuçlar vermekte. Bilim adamları bu
alandaki çalışmalarını her geçen gün yoğunlaştırmakta ve imkansız gibi
görünen vakalar dahi tedavi edilebilmektedir. Son yirmi yıldır başarı ile
sürdürülen Tüp bebek tedavisinde son yıllarda gelişmeler oldu. Böylelikle
tedavinin başarısı arttı ve daha önce olumsuz sonuçlanan uygulamalar yeni
teknolojiler ile gebelikle sonuçlandı. Birden fazla uygulama yapılmasına
rağmen sonuç alınamayan vakalarda en önemli sorun elde edilen embryoların
anne rahmine nakledilmesinden sonra tutunamamasıdır. Bu durumda embryoya
bağlı problemler olabilir, veya anne rahmi embryoları reddedebilir. Günümüz
de embryonun kalitesinin iyileştirilmesi mümkün. Bu amaçla, ileri
teknolojinin ürünü olan inkübatörler (içinde embryoların büyümesi için en
elverişli ısıyı, nemi ve gaz karışımını sağlayan özel cihazlar) ve
geliştirilmiş kültür vasatları kullanılmaya başlandı, mikromanipülatörler ve
özel pipetler yardımı ile embryo içindeki toksik maddelerin temizlenmesi
gündeme geldi. Embryonun kendi zarını açıp tomurcuklanamadığı durumlarda
ileri teknolojiye sahip lazer yardımı ile bu süreç kolaylaştırıldı. Yumurta
gelişiminin daha olumlu olması için moleküler biyoloji teknikleri
kullanılarak daha saf ilaçlar üretildi ve üreme immünolojisindeki
(bağışıklık sistemi bilmi) gelişmeler sayesinde anne adayının rahmine
transferedilen embryoları kabul etmesi için özel aşılar geliştirdi.
Döllenmemiş yumurtaların, kadın ve erkek yumurtalık dokularının daha sonra
kullanılmak üzere dondurulması, hücre içi maddelerin ve genetik materyalin
bir başka yumurtaya aktarılarak daha sağlıklı yumurta elde etme çalışmaları
ile her geçen gün infertilite tedavilerinde yeni ufuklar açılıyor.
SiTOPLAZMA TRANSFERi
Gelecek vaadeden çalışmalardan biri yaşı ileri hastalardan elde edilen
yumurtalara, genç hastalardan elde edilen yumurtalardan alınan sitoplazmik
(hücre içi maddelerin) materyalin transfer edilmesidir. Bu işlem
uygulandığında yaş ileri kadınlardan elde edilen yumurtaların genetik
materyalinde herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, bu yumurtaların
sperm ile döllenmesinde ve elde edilen embryoların kalitesinde artış
görülür.
DNA (HÜCRE İÇİ GENETİK MATERYAL) TRANSFERİ
Yaş ileri olan kadınlardan alınan yumurtaların genetik materyali içeren
çekirdeği, kendi genetik materyali boşaltılmış ve sadece sitoplazma içeren
yumurtalara transfer edilir. Böylelikle sağlıklı döllenme sağlanması
amaçlanır, bu yöntem henüz araştırma aşamasındadır.
GENETİK (KALITSAL) HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE ; PREİMPLANTAR GENETİK TANI
ve YARDIMCI ÜREME TEKNİKLERİ
Çiftler için çocuk sahibi olmaktan çok daha önemlisi sağlıklı çocuk sahibi
olabilmektir. Son yıllarda genetik hastalıkların tanı ve tedavisi alanında
birçok gelişmeler olmuştur. Genetik hastalıkların en erken teşhisi
preimplantar genetik tanı (embryo ana rahmine transfer edilmeden yapılan
genetik inceleme) ile mümkündür. Canlı bir bebeğin yaşamına hastalıklı
olduğundan dolayı kürtaj ile son verilmesi hem hekim hem de anne baba için
üzücü bir durumdur. Genetik hastalık taşıyıcısı olan çiftlerin sağlıklı
bebek elde edebilmeleri için tüp bebek veya mikroenjeksiyon yöntemi ile elde
edilen embryolar genetik inceleme ile değerlendirilir ve sağlıklı olan
embryolar seçilerek ana rahmine transfer edilir. Son yıllarda gelişmiş
merkezlerde genetik inceleme yapıldıktan sonra ana rahmine transfer edilen
embryolar ile gebelikler elde edilmiştir. Preimplantar genetik tanı ile
bebeğin doğumdan itibaren veya ileride çıkabilecek hastalıklardan dolayı
kaybedilmesi önlenebilmekte, ve genetik hastalık taşıyan ailelerde sağlıklı
çocuk sahibi olabilmeleri sağlanmaktadır.
SUNi RAHiM
İnfertilite tedavisi ile direk olarak ilgili olmayan bu konudaki laboratuvar
çalışmaları şöyle;
Tokyo Reuter'in 18 Temmuz 97 tarihli haberinde Juntendo Üniversitesinden
Jinekoloji Profesörü Yoshiro Kuwabarave ekibinin suni rahim geliştirmek
üzere çalıştıklarını bildirdi. Keçi fetuslarını laboratuar şartlarında
yaşatabilen suni rahimler geliştirdiklerini ve bu çalışmaları ile insan
bebeklerini kurtarmak için çalışmaya başlamaları için en az 10 yıl gibi bir
zaman gerekebileceği bildirildi. Kuwabara çalışmaları ile ilgili bulguları
Japon Tıp Derneğinin dergisinde de yayınladı. Kuwabara bu çalışmalarda keçi
fetuslarını anne rahmi dışında suni rahim içinde 3 hafta yaşatabildiklerini
fakat insan için bir şey söylemek için çok erken olduğunu söyledi. Ayrıca
Kuwabara başka araştırıcıların bu fetusları anne rahmi dışında bir kaç gün
yaşatabildiklerini, fakat ilk defa kendilerinin suni rahim yardımı ile bu
kadar uzun yaşatabilmeyi başardıklarını ifade etti. Suni rahim dikdörtgen
bir kap için de vücut sıcaklığında amniotik sıvı (bebeğin anne karnında
içinde yüzdüğü sıvı) ile doludur. Keçi fetusu bu sıvı içine batırılıyor ve
göbek kordonundan bir dializ makinasına bağlı olarak yaşamını sürdürüyor.
Kuwabara'nın araştırma grubundan Profesör Koyo Yoshida ise bu suni rahim ile
kadınları çocuk taşıma ve doğurma stresinden kurtulacağı haberlerinin
abartmadan ibaret olduğunu bildirdi. Kuwabara çalışmalarının on yıldır
sürdüğünü, fakat düşükle ve prematür doğumla kaybedilen bebeklerin
kurtarılması için çok erken olduğunu belirtiyor.
Suni rahim çalışmaları henüz deneysel aşamada. Bu çalışmaların amaçladığı en
önemli konu ise rahme bağlı infertilite tedavisinden farklı olarak erken
doğumlar ile dünyaya gelen bebeklerin yaşatılabilmesi. Bebeklerin tamamen
suni rahim içinde büyümesi ise şimdilik bir bilim kurgu olmakla birlikte,
aynı zamanda toplumsal ahlaki bir problem. Bu durum ise bilim adamlarının
henüz hedefleri içinde değil. Anne rahiminin sağladığı ortam sadece bebeğin
beslenmesi ve büyümesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bebeğin
enfeksiyonlardan korunmasını ve organlarının gelişip şekillenmesine de
yardımcı oluyor. Bir embryonun (döllenmiş ve bölünmüş yumurta) tam bir bebek
haline dönüşmesini sağlayabilecek bir suni rahim ise şimdilik mümkün
gözükmüyor. Zaten çalışmaların amacı da bu değil. Annenin gebelik sürecini
yaşaması bebekle bütünleşmesine ve annelik duygularının olgunlaşmasına neden
oluyor. Böyle bir şeyin ortadan kalkması ise düşüncelerden uzak ahlaki bir
problem.